 |
| Əvvəlki mövzu :: Sonrakı mövzu |
| Müəllif |
Mesaj |
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: B. İyul 08, 2007 9:33 pm Mesaj mətni: Onkoloji Xestelikler ( xerçeng ) |
|
|
KANSER NEDİR?
Vücudumuzda tüm organlar hücrelerden oluşur. Hücreler vücudumuzun en küçük yapıtaşlarıdır ve ancak mikroskopla görülebilirler.
Sağlıklı vücut hücreleri (kas ve sinir hücreleri hariç) bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların (vücut içi ve dışındaki) onarılması amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Fakat bu yetenekleri de sınırlıdır. Sonsuz bölünemezler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünebilme sayısı vardır. Sağlıklı bir hücre gerektiği yerde ve gerektiği kadar bölüneceğini bilir
Buna karşın kanser hücreleri, bu bilinci kaybeder, kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğalırlar. Kanser hücreleri birikerek tümörleri (kitleleri) oluştururlar, tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler yada tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan yada lenf dolaşımı aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.
Kanserler oluşmaya başladıkları organ ve mikroskop altındaki görünüşlerine göre sınıflandırılırlar. Farklı tipteki kanserler, farklı hızlarda büyürler, farklı yayılma biçimleri gösterirler ve farklı tedavilere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarının tedavisinde, var olan kanser türüne göre farklı tedaviler uygulanır
dunyada XERCENG ..... olanlar her il atish gosterirr.... azerbaycanda ..ise..bu artis cox...azdir.... bunun sebebi.... ne ola biler?
GENETİK Mİ?
SEHİYYE...HESABATLARİMİZ...DUZGUN TUTULMADIGINDANMI?
Düzəldin: logman, son düzəliş: ç.a. İyul 24, 2007 10:44 pm, cəmi 3 dəfə |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: B. İyul 08, 2007 9:35 pm Mesaj mətni: |
|
|
AZEBYCANDA VEZİYYET
Ümumi:
1. Süd vəzi xərçəngi
2. Mədə xərçəngi
3. Ağciyər
Kişilərdə:
1.Ağciyər
2.Mədə
Qadınlarda:
1.Süd vəzi xərçəngi
2.Mədə
Düzəldin: logman, son düzəliş: C.a. İyul 19, 2007 1:48 pm, cəmi 3 dəfə |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 17, 2007 5:37 pm Mesaj mətni: |
|
|
Akciğer kanseri
Sigaranın akciğer kanserine sebep olduğu biliniyor. Sigaranın akciğer kanserine nasıl sebep olduğunun ilk kanıtı sonunda bulundu.
İnsan vücudundaki her hücrenin çekirdeğinde bulunan p53 geni "genomun gardiyanı" olarak bilinir. Genom, genetik bilgilerin, yani DNA'nın teknik adıdır. Her gün, hücrelerimizin bir çoğundaki DNA kendisini kopyalar ve her gün bu kopyalama işlemi sırasında bazı hatalar meydana gelir. Bu hataların yarattığı yeni hücreler kanserleşme potansiyeli taşır. p53 geninin ana görevlerinden biri, hücredeki bu değişiklikleri ve hataları temizlemektir. Dolayısıyla, görevini gereği gibi yerine getirmeyen bir p53 geni bir hücreyi, sonuçta da insan vücudunu kanser tehlikesiyle karşı karşıya bırakır.
Tüm kanserlerin en az yarısında p53 geninin hasarlı olduğu tespit edilmiştir p53 geni, sigara içen ve akciğer kanserine yakalananların yaklaşık %60'ında çok özgül bir biçimde hasar görmektedir. Sigara dumanının bazı bileşenleri DNA'yla kimyasal olarak tepkimeye girer. Bu hasar gören DNA onarılmazsa, hasarlı DNA hücre bölünmesi sırasında kopyalanırken bu hatalar sistemin bir parçası haline gelir. Bu şekilde, normal gelişim denetimine yanıt vermeyen bir farklılaşmış hücre popülasyonu gelişebilir ve en sonunda kansere dönüşebilir.
California ve Texas'lı bilimadamları, 1996 yılında, sigara dumanında yüksek konsantrasyonlarda bulunan bir kanserojen olan "benzopiren" maddesinin p53 genine doğrudan hasar verdiğini kanıtlamak suretiyle, sigara ile akciğer kanseri arasındaki direkt genetik bağlantıyı kurmuş oldular. Bu bilimadamları sigara dumanının kendine özgü işaretini p53 geninde bıraktığını gösterdiler. Sigaranın p53 genine hasar verdiği ve bunun akciğer kanserine sebep olduğu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin. _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 17, 2007 5:46 pm Mesaj mətni: |
|
|
MEME KANSERİ
Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan
oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız
şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek
çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.
MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ NEDİR ?
Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü
biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan
kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu
faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları
olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine
yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk
faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan
kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.
MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRAN FAKRÖRLER
*50 yaş üzerindeyseniz
*Yakın akrabalardan biri meme kanseriyse, (anne veya kızkardeş meme kanseri ise, 2-3 misli daha fazla)
*Daha önceden diğer memenizde kanser tespit edilmişse
*Adet görmeye 12 yaşından önce başlamış iseniz
*Hiç gebe kalmamışsanız
*Adet görmeniz 50 yaşından sonra da devam ediyor ise _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA
Düzəldin: logman, son düzəliş: ç.a. İyul 17, 2007 5:53 pm, cəmi 1 dəfə |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 17, 2007 5:50 pm Mesaj mətni: |
|
|
MEME KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmeler olmuştur. Bir
çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar, önemli ölçüde, hastalığın
saptandığı safhaya göre değişir. Hastalık ne kadar erken safhada saptanırsa
tedavi olanağı ve seçeneği o kadar fazla olmaktadır.
Meme kanseri tedavisi, günümüzde, uzmanlardan oluşan ekiplerce yapılmaktadır.
Böyle bir ekip içinde cerrah, onkolog, radyasyon onkoloğu, radyolog, patolog,
psikolog, plastik cerrah, fizyoterapist gibi, tıbbın değişik dallarından bir
araya gelmiş ve özellikle çalışma alanları meme kanseri üzerinde yoğunlaşmış
hekimler bulunur.
KEMOTERAPİ NEDİR ?
Kanser hücrelerini öldürücü ilaçlarla yapılan tedavidir. Bu ilaçlar ağızdan veya
damardan verildikten sonra tüm vücuda yayılır. Genellikle, aynı anda birkaç ilaç
birlikte verildiğinde daha etkili olduklarından, değişik kombinasyonlar halinde
verilirler. Kemoterapi, belirli bir süre verilir ve sonra ara verilir. Bu
aralarda hastanın kendisini toparlaması sağlanır. Daha sonra tekrar bir süre
ilaç verildikten sonra ara verilir.
Bazı olgularda lokal olarak yapılan cerrahi tedaviye ek olarak, ilaç tedavisi de
eklemek gerekebilir. Hastalarda cerrahi tedavi sonrası yapılan tetkiklerde,
herhangi bir bölgede kanser kalmamış olsa bile, koruyucu önlem olarak bir süre
ilaç tedavisi yapılabilir. Bu tedaviye adjuan kemoterapi denir.
HORMON TEDAVİSİ NEDİR ?
Bazı meme kanseri hücreleri, içerdikleri hormon reseptörleri (algılayıcıları)
aracılığı ile dişilik hormonu olan östrojene duyarlı olabilir. Yani, östrojen
hormonu bu kanser hücrelerinin büyümelerine ve artmalarına neden olabilir.
Hormon tedavisinde amaç, bu şekilde östrojen reseptörü içeren ve bu hormona
duyarlı olan kanser tiplerinde, östrojen etkisinin ortadan kaldırarak kanserin
gelişmesinin önlenmesidir. Bu amaçla günümüzde kullanılan ilaç, tamoxifendir.
Tamoxifen tedavisi, genellikle en az iki yıl ve en fazla beş yıl sürmektedir.
IŞIN TEDAVİSİ (RADYOTERAPİ) NEDİR?
Işın tedavisi, meme bölgesine ve koltuk altına uygulanarak, cerrahi girişimden
sonra kalma olasılığı olan kanser hücrelerinin öldürülmesini sağlamak amacı ile
yapılır. Bu tedavinin de, diğer tedaviler gibi bazı yan etkileri vardır. Bu
tedaviyi gören kadınların çoğu halsizlikten yakınırlar. Memede şişme ve ağırlık
hissi ortaya çıkabilir. Bu yan etki yaklaşık bir yılda kendiliğinden kaybolur.
Tedavi edilen bölgedeki deri, güneş yanığı rengini alabilir. Bu da yaklaşık bir
yıl içinde azalır. _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 24, 2007 10:34 pm Mesaj mətni: |
|
|
MİDE KANSERİ
Mide, sindirim sisteminin bir parçası olup, karnın sol üst kısmında diyaframın altında bulunur. Üst ucu yemek borusu ile balantılı, alt ucu ise kapıcı adı kullanılan halka şeklinde kapama kanalları ile oniki parmak barsağına bağlıdır.
Genellikle mukoza zarında gelişen kötü huylu tümörler çoğunlukla bez epitelinden kaynaklı olup %90 dan fazlası Adenokorsinom tipidir. geri kalan kısmı ise korsinoidler, lipomlar, liposorkomlar, lenfomalar gibidir
Dünya üzerinde bazı ülkelerde sık görülmesi, bu kanserin genetik faktörlerle ve yeme alışkanlıkları ile ilgisi olduğunu göstermektedir. Özellikle Japonya başta olmak üzere, Çin ve İrlanda da bu hastalık sık görülmektedir.
Erkeklerde kadınlardan 2 kat daha sık görülür. Bu hastalık genellikle 60-70 yaşlarında sık olarak görülmektedir _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA
Düzəldin: logman, son düzəliş: ç.a. İyul 24, 2007 10:46 pm, cəmi 1 dəfə |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 24, 2007 10:36 pm Mesaj mətni: |
|
|
MİDE KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ
*Düşük sosyo-ekonomik düzey
*Çevre şartları
*Diyet (Nitratlar, dumanlı yiyecekler, yüksek derecede tuzlu gıdalar)
*Birinci derece akrabalarında mide kanseri hikayesi olanlar.
*Atrofik gastriti olanlar
*Helicobacterpylori enfeksiyonu olanlar
*Billroth-2 ameliyatı olanlar (Mide ülserlerinde uygulanan bir ameliyattır)
*Adenomatöz mide polipi hastalığı olanlar
*Menetrier hastalığı olanlar
*A kan grubu
MİDE KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
*Karın üzerinde mide bölgesi ve onun etrafındaki bölgede rahatsızlık hissi ağrı ve ağırlık hissi...
*Kısa sürede kilo kaybı (Bunu aylarla ifade etmemiz sanırım doğru olacaktır). Kanserli hastalar genellikle kısa sürede yüksek kilo kaybına uğrarlar.
*Bulantı ve kusma
*Kaşeksi (Şiddetli zayıflama)
*Yemeklerden sonra rahatsızlık hissi
*Sindirim sisteminde kanama veya gizli kanama
*Erken doyma hissi
*Hastaların 2/3'ünde demir eksikliği anemisi _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 24, 2007 10:49 pm Mesaj mətni: |
|
|
KLASİK TEDAVİ:
Mide kanserlerinde ameliyat en belirleyici ve önemli tedavi yoludur. İlave olarak kemoterapi zaman zaman da radyoterapi uygulanmaktadır. Midenin tamamen alınması ya da sadece tümörlü dokunun çıkarılması gerekebilir. Lenfomalarda, Helicobacter Pylori enfeksiyonunu tedavi etmek hastaların %50sinde iyileşmeyi sağlamaktadır. İleri seviyede olanlarda ise kemoterapi (CHOP* tedavisi denen dörtlü tedavi) uygulanır.
*CHOP: Cylophosphamide, Doxorubicin / Hydroxydoxorubicin, Vincristine / Oncovin, Prednisone. _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA |
|
| Əvvələ qayıt |
|
Ahdes Duygusal


Daxil ol: Jan 04, 2007 Mesajlar: 2201
50447.3 Xal
|
Göndərilib: ç.a. İyul 24, 2007 10:53 pm Mesaj mətni: |
|
|
Verdiğin bilgiler için öncelikle teşekkürederiz.Mide kanseri belirtilerindeki Atrofik gastriti eger açıklayabilirsen sevinirim .bende gastrit var ama atrofik gastriti ilk defa duyuyorum .birde A gurubu kanı olanlarda neden risk yüksek oluyor? |
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
|
| Əvvələ qayıt |
|
logman Yeni Forumçu


Daxil ol: Jul 07, 2007 Mesajlar: 156 Şəhər/ölkə: İstanbul 6250.2 Xal
|
Göndərilib: B. İyul 29, 2007 7:32 pm Mesaj mətni: Prostat kanseri |
|
|
Prostat
Erkeklerde mesanenin altında ve idar yolunun başlangıcında bulunan genital sisteme ait bir bez
Prostat kanseri
prostat bezinin genişleyip, büyümesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastanın karın bölgesinin alt kısımlarında ve bacak aralarında ağrı vardır. Bazen sırtta ve kollarda da ağrı hissedilir
Hastalığın Belirtileri
Bazı hastalarda hiç bir belirti olmaz. Bazılarında ise sık, güç ve ağrılı idrar yapma, idrarın damla damla yapılması, idrarda kan yada iltihap olması, ejekülasyonda kan ve ağrı gibi belirtiler olabilir. Bu yakınmalar aslında sadece prostat kanserine özgü değildir. Prostatın kanser dışındaki diğer problemleri de bunlara benzer yakınmalara neden olabilir
NEDENLERİ
Prostat kanserinin sebebi henüz bilinmemektedir. Ancak bazı faktörlerin kansere yakalanma riskini arttırdığı bilinmektedir.
Birinci faktör ailede prostat kanseri hikayesinin bulunmasıdır.Babasında veya kardeşinde prostat kanseri bulunan bir kişinin kansere yakalanma riski iki katartmaktadır.
Yaşlı kişiler daha büyük risk altındadırlar.Prostat kanseri tanısı konmuş kişilerin 3/4 ü 65 yaş ve üzerindedir.
Afrikalı-Amerikalılarda daha sık görüldüğü söylenmektedir.
Prostat kanseri ile erkeklik hormonu arasında bir ilişki olduğu sanılmaktadır.Kısırlaştırılmış erkeklerde prostat kanserinin görülmemesi buna delil olarak gösterilmektedir
Çevresel faktörler riskin artmasında rol oynar. Asyalı lar prostat kanseri riski açısından daha şanslıdırlar. Japon erkeklerinde prostat kanseri görülme riski Amerikalı'lardan yaklaşık 40 kez daha azdır. Ancak ilginç olan konu Amerika'ya göç etmiş Asyalılarda riskin arttığı görülmüştür. Bu da çevre ve beslenme faktörlerinin önemini göstermektedir
TEDEVİ
*Radyasyon Tedavisi (Dışarıdan Işın Tedavisi): Sadece prostatta sınırlı kalmışkanserlerde ameliyat ve radyasyon tedavisi eşit iyileşme sağlar. Son 20 yıldır geliştirilen radyoterapi tetkikleri komplikasyonları en aza indirmiştir.Genellikle iki ay boyunca günlük dozlarda radyasyon verilir ve iyi tolere edilir.Anestezi ve hastanede yatmayı gerektirmez.Ağrı hissedilmez. Herbir tedavi sadecebirkaç dakika sürer. Tedaviden sonra hastalar günlük aktivitelerine devam edebilirler.
*Radikal Prostatektomi: Prostat ve bağlı seminal kabarcıklar beraberce ameliyatla alınırlar.Bir kaç gün hastanede yatmayı gerektirir. Genel veya Lokal anestezi ile yapılır. Ameliyat sonrasında bir miktar sonda taşımak gerekebilir.Radikal Prostatektomi de amaç kanserli dokunun tamamını alabilmektir. Eğer bu başarılabilirse o zaman başka tedaviye gerek duyulmaz. Ancak bazen açıldıktan sonra kanserli dokunun prostat dışında lenf bezlerine veya çevre dokulara da genişlemiş olduğu görülebilir. Böyle durumlarda kanserli dokunun tamamı alınamaz ve ameliyat sonrası radyasyon tedavisine ihtiyaç duyulabilir.
*Radyasyon Tedavisi (Brachytherapy): Dışarıdan verilen radyasyon tedavisi de radikal prostatektomi de hastalarda ereksiyon yeteneğini sınırlarlar. Bunu engellemek için Brachytherapy adı verilen bir radyasyon tedavisi yöntemi kullanılır. Karın içine leğen kemiğinin dibine, rektumun önüne, testislerin gerisine konan metal kateterler ile radyoaktif madde öldürülmek istenen kanserli dokuya verilir.Böylece çevre dokulara verilecek ışın dozu azaltılarak ereksiyonu sağlayacaksinir ve damarlarda daha az hasar neden olunur.Çok sık uygulanan bir tedaviseçeneği değildir.
*Hormon Tedavisi: Kanser prostat dışına da yayılmışsa genellikle hormonal tedaviuygulanır. Hormon tedavisinin hedefi testislerden erkeklik hormonu salınımını baskılamaktır. Çoğu zaman erkeklik hormonunun baskılanması ile prostat kanserindekigelişme durdurulabilir. Bu tedavinin en kolay ve en hızlı yolu testislerin alınmasıdır. (kastrasyon, kısırlaştırma) Ancak genellikle günlük ağızdan alınan ilaçlar yada aylık veya 3 aylık enjektabl ilaçlar bu tedavide terch edilir. _________________ Ayaqqabım olmadıgından şikayet eleyirdim..
Yolda gederken ayaqsız insan gordum..
MEVLANA |
|
| Əvvələ qayıt |
|
|
|
Bu forumda yeni mövzu aça bilməzsiniz. Bu forumdakı mesajlara cavab verə bilməzsiniz. Bu forumdakı mesajlarınızı düzəldə biməzsiniz. Bu forumdakı mesajlarınızı silə bilməzsiniz. Bu forumdakı sorğularda səs verə bilməzsiniz.
|
|